Emisyon Rapor
Son günlerde, bütün sektörlerde özellikle AB ile ticaret yapan firmalarda gündemde olan bir konuyu bu yazımızda detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Küresel ölçekte iklim değişikliği ile mücadelede karbon emisyonlarının azaltılması artık yalnızca bir çevre politikası değil; ticaret, rekabet ve finansman koşullarını doğrudan etkileyen bir zorunluluk hâline gelmiştir. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM, CBAM) ve dünya genelinde kabul gören GHG (Greenhouse Gas) Protokolü, firmaların karbon yönetimi süreçlerini yapılandırmalarını şart koşmaktadır. Özellikle Türkiye gibi AB ile yoğun ticaret yapan ülkelerde faaliyet gösteren firmalar için emisyon raporlaması, ihracatın devamlılığı açısından kritik bir gereklilik hâline gelmiştir.
Bu makale, SKDM ve GHG Protokolü çerçevesinde emisyon raporunun nasıl hazırlanması gerektiğini ve Türkiye’deki firmaların bu süreçteki sorumluluklarını detaylı şekilde ele almaktadır.
1. SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) Nedir?
SKDM, Avrupa Birliği’nin ithal edilen ürünlerin karbon içeriklerini vergilendirmeye yönelik geliştirdiği bir düzenlemedir. Amaç, karbon kaçağını engellemek ve AB üreticileri ile AB dışı üreticiler arasında karbon maliyeti açısından eşitlik sağlamaktır.
SKDM Kapsamındaki Temel Sektörler
2026 Ocak ayından itibaren mali yükümlülükler yukarıda belirtilen sektörler için tamamen yürürlüğe girecektir. Tekstil ve Tarım sektörleri başta olmak üzere diğer tüm sektörler de defacto olarak emisyon beyanı ile bugünden itibaren karşılaşmaktadır. Yani henüz doğrudan sorumlu gözükmeyen sektörler için de AB'nin taraf firmaları bugünden rapor istemekte veya istemeye hazırlanmaktadır. Bu sebeple bu konu tüm sektörler için ertelenemeyecek önemdedir.
İhracatçı Firmalar İçin SKDM’nin Gerektirdiği Temel Konular
2. GHG Protokolü: Emisyon Hesaplamanın Küresel Standardı
GHG Protokolü, karbon emisyonlarının uluslararası kabul gören en yaygın metodolojisidir. Üç kapsam (scope) üzerinden değerlendirme yapılır:
Scope 1: Doğrudan Emisyonlar
Scope 2: Dolaylı Enerji Emisyonları
Scope 3: Tedarik Zinciri Emisyonları
SKDM, temelde Scope 1 ve kısmen Scope 2 emisyonlarının ürün bazlı hesaplanmasını zorunlu kılar; ancak uluslararası sürdürülebilirlik beklentileri nedeniyle firmaların Scope 3’ü de takip etmesi artık rekabet için önemlidir.
3. Emisyon Raporunun Hazırlanma Süreci
SKDM ve GHG Protokolü’ne uyumlu bir emisyon raporu aşağıdaki adımlarla hazırlanır:
3.1. Organizasyonel ve Operasyonel Sınırların Belirlenmesi
3.2. Veri Toplama
Veriler üç ana başlık altında toplanmalıdır:
1. Aktivite Verileri
2. Emisyon Faktörleri
3. Enerji ve proses verimliliği kayıtları
4. Emisyon Hesabı
Emisyon hesabı genellikle şu formülle yapılır:
5. Raporlama
Emisyon raporları şu bilgilerle hazırlanır:
6. Bağımsız Doğrulama
SKDM kapsamında AB'nin tanıdığı doğrulayıcı kuruluşlar tarafından bağımsız doğrulama zorunludur.
4. Türkiye’deki Firmaların Sorumlulukları
AB ile ticaret hacmi en yüksek ülke Türkiye olduğu için Türk firmalarının yükümlülükleri diğer birçok ülkeye göre daha kritiktir.
Zorunluluklar
5. Türkiye’deki Firmaların İzlemesi Gereken Yol Haritası
Aşağıda, işletmelerin SKDM ve GHG Protokolü uyumluluğu için uygulayabileceği pratik bir yol haritası sunulmuştur:
Adım 1: Mevcut Durum Analizi
Adım 2: Veri Toplama Sisteminin Kurulması
Adım 3: Metodoloji Belirleme
Adım 4: Emisyon Hesaplama
Adım 5: Raporlama ve Dosyalama
Adım 6: Doğrulama
Adım 7: Karbon Azaltım Stratejileri
6. Türk Firmaları İçin Riskler ve Fırsatlar
Riskler
Fırsatlar
Sonuç
SKDM ve GHG Protokolü kapsamında emisyon raporlaması, Türkiye’deki firmalar için artık bir “çevre raporu” değil; doğrudan ticari zorunluluk hâline gelmiştir. Doğru yöntemlerle hazırlanmış, doğrulanmış ve sürdürülebilir şekilde yönetilen bir karbon yönetim sistemi, hem AB’ye ihracatın devamlılığı hem de uluslararası rekabet açısından stratejik öneme sahiptir.
Firmaların bugünden veri toplama, raporlama ve doğrulama süreçlerini kurması, ilerleyen yıllarda oluşacak karbon maliyetlerinin minimize edilmesini sağlayacaktır.